Yedi numara
Yedi numara benim numaram: spor salonunda kilit yedi, kuyruktaki fiş yedi, forma yedi, sayı tutturulan her yerde elimden yedi düşmez. Çocukken hayranımın forması yedi numaralıydı; 'o numara sana ağır' demişlerdi, o gün ilan ettim: tam da o yüzden. Sonra her şey yedi oldu. İlk maaşımın hesap özetinde bile yedi vardı; beni ikna eden şey buydu, gerisi alışkanlık oldu. Artık seçenek varsa yedi alırım, yoksa günün içinde bir eksik gezerim. Sayıların kaderi değiştirme gücü olmadığını biliyorum; ama bir sayının 'senin' olması, kalabalık bir dünyada küçücük de olsa kendi mülkün olmak gibi bir şey. Yedi benim; gerisi hikâye.
The ritual card
- The ritual
- Her alanda tercih edilen kişisel şans sayısı: yedi
- How it started
- Çocuklukta bir futbolcuya özenme
- When
- Numara seçilen her yerde
Similar rituals
- Kahve falcı kedisi — Her sabah ilk kahvemden bir yudum sonrası kedinin falına bakar gibi kupamın dibini incelerim; iki kez bu ruti…
- Ay tutkunu defter — Dolunay gecelerinde kırmızı derili defterime o ay olduğunu düşündüğüm üç iyi şeyi yazarım. İlk defter dolduğu…
- Gazoz ve kupon — Kuponu doldurmadan önce buzdolabının sağındaki gazozdan bir şişe açarım; kapak sehpada açılır, ilk yudum kupo…
- “Kazandık” dememek — Seksen beşinci dakikada 'kazandık, bu iş bitti' demiştim; doksan dördünde yediğimiz beraberlik golünden sonra…